Yayınlar

Dünyada İlim Var, Fen Var!

Bugün Batı ilmi dediğimiz fiziğin, kimyanın, matematiğin, astronominin, tıbbın, tarihin, coğrafyanın kurucuları Müslümanlardır. Çünkü ilim Allah’ı bilmekle başlar. Bizler insanlık tarihinin bütün bilgisini toplasak, Cenab-ı Hakkın sonsuz ilmi karşısında denizdeki bir damla kadar hükmü yoktur. Fakat ne yaman çelişkidir ki; batı ilimlerini yarım yamalak okumuş taklitçi sözde aydınlarımız ilmin asıl sahibinin Avrupalılar olduğunu ısrarla savunurlar.
Oysa ki aydın insanın; kendi kültürünü, kendi tarihini, kendi coğrafyasını, kendi sanatını en iyi bilen, kendi dilini en iyi kullanabilen ve bu donanımını yaşadığı çağın gereksinmeleri ile harmanlayabilen münevver kimseler olması gerekmekteyken. Hal böyleyken sözüm ona batı kültür ve terbiyesi ile yetişmiş, kendi tarihine yabancılaştırılmış dimağlarımız; İslam düşmanı oryantalistler tarafından kendilerine öğretilen birtakım safsatalarla zehirlenmiş, kendi kültür ve medeniyetlerine düşman edilmişlerdir. Günümüzde İnsanoğlunun şu an sahip olduğu bi…

Kahve Bahane...

Resim
Kahve, Osmanlı İmparatorluğundan bizlere miras kalan değerli bir kültür öğemizdir. Türk misafirperverliğinin en keyifli sembollerinden biri olan kahve atasözlerimizin, türkülerimizin vazgeçilmez unsurudur. Evimize gelen misafirlerimize ikram edilen, özenilerek yapılan kahveler dost muhabbetlerinin de vazgeçilmez parçalarıdır, öyle ki hala daha kız istemeye gidildiğinde kahve içilmeden dönüldüğüne rastlamak mümkün değildir. Hatta ve hatta hayat seyrimizi içtiğimiz bir fincan kahvenin içinden çıkaran, fala inanmayan ama kahve falsız da kalmayan bizler için kahvenin hayatımızdaki öneminden sual olunmaz.
Kahvenin o büyülü kokusuna ve tadına karşı koyamayan bizler, bugün her adım başı sokaklarda gördüğümüz, her yaştan insanın severek gittiği “coffee shop”ların, “coffee house”lerin, “coffee café” lerin pek değerli müşterileriyken; bu kahve evleri sayesinde aşina olduğumuz Türk kahvesi dışında lattesinden espressosuna, macchiatosundan americanosuna cappucinosundan mochasına birçok dünya kahve…

Parmaklarımız Suda Kalınca Neden Buruşur?

Resim
Ellerimiz, ayaklarımız suda kalınca neden buruş buruş olur ki? Çocukken en merak ettiğim şeylerden biriydi bu durum.
Vücudumuzun birçok yeri tüylerle, kıllarla kaplı. Tüyden kıldan sorunlar yüzünden hem zaman hem para harcıyoruz ama bunların bile bir faydası olmalı mutlaka teoreminden yola çıktım ve çocukluğumun bilinmezini çözmeye bir adım yaklaşmış oldum böylece.
Şimdi efendim, vücudumuz bildiğimiz gibi hem gözle görülen hem de görülmeyen kıllarla kaplı. Kıl köklerimizde de sebum adı verilen yağ bezleri bulunmakta ki sivilcelerinde meydana gelme sebeplerinden biri olur kendileri ama sivilce mevzusuna hiç girmeden es geçeceğiz.
Bu yağ bezlerinin amacı cildi korumak ayrıca suyun vücudumuza girişine de engel olmak. Parmak uçlarımızda kıl olmadığı için sebum da bulunmuyor. Sebumun bulunmaması parmaklarımızın tamamen korumasız olduğu anlamına gelmiyor. Derimiz bildiğimiz gibi parmak uçlarımızda biraz daha kalın. Sıcağa, tenimize göre biraz daha fazla dayanıklı olmasından da fark ediyoruz as…

İNTERNET KULLANIRKEN İKLİMİ DEĞİŞTİRİYORUZ

Resim
İnternette gezinirken, video izleyip sohbet ederken ya da elektronik posta yollarken iklim değişikliğinin artmasına neden olduğunuz aklınıza gelir mi?
Centre for Energy-Efficient Telecommunications (Enerji Verimliliği ve Telekominikasyon Merkezi) CEET ve Bell Labs tarafından yapılan araştırmanın sonuçları çarpıcı. Hazırlanan rapora göre internette gezinme, video izleme, sohbet etme, konuşma, e-posta ve diğer bulut temelli kullanımların sebep olduğu emisyonlar yılda 830 milyon ton karbondioksit.
Bu tüketim, havacılık sektörünün yarattığı toplam karbon emisyonu ile aynı. Buradaki sorunun önemli bir kaynağı ise internet firmalarının hizmetlerini verebilmek için kullandığı sunucular. Sorunun 2020 yılı itibarıyla çok daha büyüyeceği düşünülüyor.

Kaynak:ntvmsnbc.com

EİNSTEİN’İN MEŞHUR SORUSU

Resim
Bu soruyu dünya üzerindeki insanların yalnızca %5'i çözebiliyormuş... Hadi sizlere kolay gelsin ben çoktan çözdüm bile:))

5 farklı renkte 5 ev var. Her evde farklı ülkeden 5 kişi oturuyor. Herkes farklı marka sigara ve farklı marka içki içiyor. Farklı hayvan besliyor.
İpucu: 1. İngiliz kırmızı evde yaşıyor, 2. İsveçli köpek besliyor, 3. Danimarkalı çay içiyor 4. Beyaz evin solunda yeşil ev var, 5. Yeşil evin sahibi kahve içiyor, 6. Kuş besleyen kişi A marka sigara içiyor, 7. Sarı ev sahibi B marka sigara içiyor, 8. Tam merkezdeki evde oturan kişi süt içiyor, 9. Norveçli ilk evde oturuyor, 10. Kedi besleyen kişinin yanındaki evde oturan kişi C marka sigara içiyor, 11. B marka sigara içen kişinin evinin yanındaki evdeki kişi at besliyor, 12. D marka sigara içen aynı zamanda bira içiyor, 13. Alman E marka sigara içiyor, 14. Mavi evin yanında oturan kişi Norveçli, 15. Su içen kişinin komşusu C marka sigara içiyor.
BALIĞI KİM BESLİYOR ???????

KUANTUM İSİM ANALİZİ

Resim
İsmimizdeki harflerin karakterimiz üzerinde etkilerinin olabileceği hiç aklınıza gelmiş miydi? Analizciler kullanmış olduğumuz her harfin, sesin bir frekans yaydığını ve bu durumun bizin elektromanyetik alanımızı etkilediğini söylüyor. Ayrıca isimlerin baş harfinin çok önemli olduğuna dikkat çekerek “İsim A harfiyle başlıyorsa, kişinin algılaması yüksek, atılgan bir enerjiye sahip. B harfiyle başlıyorsa mücadeleci ve önsezileri güçlüdür. İsmi F ile başlayanlar güvenilir yapıya sahip olur. G ile başlıyorsa kıskanç ya da inatçı bir kişilik söz konusu. V harfi olan isimler başına buyruktur, bildiğini okur, dik kafalıdır. N sağduyu, P saygınlık, L ve S sanatçı, yaratıcı kişilik, T ticari yetenek ve kültürel birikimdir.” diyorlar. İşte isminizdeki harflerin karakterinizde yaratacağı etkiler ile ilgili bir çalışma..Ama nedense j harfi dışında pek kötü bir şey  yok..Yani eminim pek çoğumuz aaaa tıpkı ben diyecek:))

A: Atılgan-enerjik
B: Ön sezileri kuvvetli
C: Konuşma ve yazma yetenekleri o…

Melatoninim Zirve Yaptı - Yani Mevsimsel Depresyondayım

Resim
Eğer son günlerde bir sinir harbi içerisindeyseniz, 'Allaaaahhhh'ımmm çıldıracaaaaıımmmm!!!' diye ortalarda dolaşıyorsanız ''mevsimsel depresyon (Seasonal Affective Disorder-SAD)'' denen illetin pençesine düştünüz yada düşmek üzeresiniz.
Bahar çocuğuyum ben. En sevdiğim mevsim de ilkbahardır... Tüm dengesizliklerine rağmen seviyorum baharı. O ağaçlar çiçeklendi mi, karıncalar yuvalarından çıktı mı nasıl mutlu oluyorum anlatamam.
Malum kış kapımızda soğuk sonbaharı yaşıyoruz şu günlerde. Artık güneş ışınlarına binaen doğadaki gözle görülür canlı sayısı da azalmaya başladı. Börtü böcekler - çiçekler yakın zamanda kabuklarına çekilecekler. Bahar çocuğu olarak bu durum mutsuz ediyor beni. Neden mutsuzum diye ortalarda dolanıyorken melatonin ve serotonin hormonumsularıyla tanıştım. Bir çikolata sever olarak damarlarımdaki serotoninin farkındaydım zaten. Serotonin beslenme yoluyla etkilenebilen tek nörotansmitterdir.
Mutluluk artırıcı depresif azaltıcı etkileri d…