15.09.2016

Sözüm Ona ?!

Her koşulda her ortamda söylenebilecek bir atasözünün veya özlü sözün var olması çok keyifli değil mi sizce de? Tüm toplumların dününden bugününe ortak kültür, inanç, duygu ve düşüncelerini yansıtan kendilerine has sözcük öbekleri mevcut...
'Şans, alınan yenilgileri gülümsemeyle karşılayabilmektir. Azimli insan şanslı insandır.' demiş mesela, kendini beğenmiş olduğuna inandığım biri. Eskiden sadece 'şanssızlık işte' diyerek topu taca atma imkanımız varken şimdi şanssızlığımızın üstüne bir de azimsiz insan olarak yaftalanmak hoş olmadı ya, neyse. Yine de 'Her işte bir hayır vardır' demeli ve içtenlikle kabullenebilmeli insan başına gelenleri. İçtenlik mevzu bahis olduğunda 'Gülerken göbeği oynamayan adama güvenmem.'  diyen bu Çin atasözüne atıf yapmadan geçemeyeceğim. Gülerken bile "-mış" gibi yapan şahsiyetten mümkün olduğunca uzak durmakta fayda var. İçten bir gülümseme bulaşıcıdır ve bu gülücüğü paylaşmanın keyfi paha biçilemez...
Paylaştıkça artan başka şeyler de yok değil... Nitekim 'Zenginlik gübredir. Yalnızca saçıldığında yararlı olur.' lafı boş yere söylenmemiş olsa gerek. Para = gübre... Bu lafın üzerine yorum yapmak bana düşmez lakin Karadenizliler bilir, Karadeniz'de " Uyy, Fuşki koklana" diye bir tabir vardır. Fuşki = gübre demek. Dolayısıyla Karadenizli bir büyüğünüz size böyle söylediğinde alınmayın hemen, burnunuz gübreden değil paradan çıkmasın demek istemiştir belki, amin deyip karşıya geçin cevap vermeyin hemen büyüklerinize. (: 
Biz saçıp verim alabilmekten bahsede duralım bildiğimiz üzere maalesef, sırf para için bile insanlar birbirini öldürebilmekte...  Oysa ki 'Neden birbirimizi öldürüyoruz ki biraz beklesek zaten kendiliğimizden öleceğiz.' demiş sonuna kadar haklı olan biri. Bu sözü büyütüp billboardlara asmak, hatta yaşam felsefesi haline getirmek gerek ama asıl mesele bunu anlayabilecek algı düzeyine gelebilmek belki de... 
Bu algı düzeyine gelebilmek için her şeyi yaşayıp tecrübe etmeye de gerek yok aslında, bir Belçika atasözü ne demiş: 'Tecrübe tarak gibidir; hayat insana verir ama kel olduğu zaman.'  Anladık mı şimdi?! Biraz büyük sözü dinlemenin hiçbir zararı olmaz bilakis vaktinde öğüt almak faydalıdır kıymetini bilene. Öğüt veren sevdiklerimiz, büyüklerimiz bol olsun yeter ki (: 
Velhasılı kelam öyle ya da böyle hayat akıp gidiyor, bizler bir noktaya kadar müdahale edebiliyoruz, gerisi takdiri ilahi diyoruz... Vakti zamanında Hititlerin yapmış olduğu 'Tanrım! Değiştirilebilecek şeyleri değiştirebilmek için bana güç ver, değişemeyecek şeyleri kabullenebilmem için sabır ver ve bu ikisini ayırt edebilmem için akıl ver. '  duası bu durumun tarih boyunca böyle olduğunun özeti ve ispatı niteliğinde değil mi sizce de?
Uzun süreli sessizlikten sonra bu kadar kelam etmişken Mevlana'nın 'Bir cümle yeter sözden anlayana, destan yazsan fark etmez laftan anlamayana' dizeleriyle cümlenize sevgi ve saygılarımı iletiyorum efendim. (:

Hiç yorum yok: