30.12.2010

Bilgisayar Başında Yemek Yemeyin!!!

Bilgisayar başında yemek yemeyin !!!!
Bilimcilere göre bilgisayar başında yemek yiyenler tokluk duygusunu daha geç hissediyor. Bilimciler, bilgisayar karşısında yemek yemenin, tokluk duygusunu azalttığı konusunda uyarıda bulundu.
 İtalyan Corriere della Sera gazetesinde çıkan habere göre, işte, evde ve hatta restoranlarda gözlerini bilgisayar ekranından ayırmadan yemek yemeyi alışkanlık haline getirenlerin sayısının gitgide arttığı günümüzde, bu konuda bir araştırma yapan bilimadamları, bunun pek de sağlıklı olmadığını ortaya koydu.
İngiltere'deki Bristol Üniversitesinde görev yapan

22.12.2010

Facebook'ta bu kişileri eklemeyin!

Facebook her ne kadar bütün dünyayı saran bir ağ haline gelmiş, tanıdığınız hemen herkes orada buluşmuş olsa da, herkesin arkadaşlık teklifini kabul etmek, oradan size gönderilen her davete katılmak zorunda değilsiniz. Bir kere her şeyden önce sosyal ağınızdan çıkarmanız gereken insanlar olduğunu kabul etmelisiniz. Ve bir daha asla Facebook’ta arkadaş olmamanız gereken...

Çünkü herkesle aynı mesafede bir arkadaşlık kuramayacağınız gibi samimi arkadaşlarınız arasında göze batmayan size ait fotoğraflar ve videolar bazıları için ve tabii dolaylı olarak sizin için sorun haline gelebilir.

İşte tüm bu sıkıntıları yaşamamak için Facebook’ta arkadaş olmamanız gereken insan tipileri

Anne babanızın arkadaşları

Sizi çok küçük yaşlarınızdan beri tanıyan bu arkadaşlar, eski dönemlerinizle ilgili, hoşunuza gitmeyen

15.12.2010

YE, İÇ, MUTLU OL!

Hazır yemek ve şekerli içecekler çocuklarımızı şişmanlatıyor olabilir, ancak aynı zamanda onları mutlu da ediyor...
Tayvan Ulusal Üniversitesi ve Arkansas Üniversitesi' nden araştırmacılara göre, sağlıksız yiyecek ve içecek tüketimini azaltarak çocukluk çağı obezitesini engellemeyi amaçlayan programlar, çocukları mutlu edecek başka yöntemler kullanmaları durumunda daha etkili olabilir.
şekilde sağlıklı yemek yiyen bi bebeğin mutsuzluğunu görmektesiniz:))
Çocukluk çağı obezitesi dünya çapında önemli bir sağlık sorunu. Araştırmacılar, sağlıksız beslenme alışkanlıkları ve çocukların psikolojik sağlıkları arasındaki ilişkiyi incelediler. 2001 yılında Tayvan' da yapılmış bir anketin verileri kullanılarak, 2-12 yaş grubundan 2366 çocuğun hazır yemek(patates kızartması, pizza, hamburger) ve şekerli içecek(gazoz ve benzeri asitli içecekler ile şekerle tatlandırılmış diğer hazır içecekler) tüketiminin vücut ağırlıklarına ve mutluluk seviyelerine etkisini araştırdılar.
Ankete katılanların %25 'i fazla kilolu ya da obez, yaklaşık %19'u ise kendisini çocukluklarında mutsuz, üzgün ya da karamsar hisseden çocuklardı.Çalışmanın en önemli bulgusu, hazır yemek yiyen ve şekerli içecek içen çocukların fazla kilolu olma olasılıklarının daha yüksek, mutsuz olma olasılıklarının ise daha düşük olduğuydu.
Bu araştırma verileri dikkate alınarak çocukların genel sağlığını iyileştirmeyi amaçlayan programların, onların mutluluklarını feda eden obeziteyi azaltmak için bu bulguları dikkate almalarının gerekliliği ortada..  

9.12.2010

"TOCCA"LAŞMAK...

İletişim çağında yaşıyoruz. Her saniye bir iletişim içindeyiz desek çok da abartmış olmayız aslında. Türlü türlü şekillerde iletişim kuruyoruz dış çevreyle hatta kendimizle. Sözlü iletişim, sözsüz iletişim, vs. vs. Beden dilimiz de bize sözsüz iletişim kurmamızda oldukça yardımcı oluyor.
Herkesin kendisini bir ifade ediş biçimi var. Yakın çevremizdeki sevdiklerimizi sarılmak, öpmek istiyoruz ama bunun dışında resmi olduğumuz insanlarla temas kurmak için genelde tokalaşıyoruz. El sıkışmak resmiyetle samimiyet arasındaki ince çizgide temas kurmak için iyi bir aracı rolü üstleniyor. Anladığınız üzere bugünkü konumuz tokalaşmak / el sıkışmak. Neden el sıkışırızın cevaplarını arayacağız hep birlikte...
Ufak bir google turundan sonra bilirkişi hep bir ağızdan şu noktada odaklaşmış:
Tokalaşmanın çağlar öncesine dayandığını, fi tarihinde eli silah tutan erkeklerin ellerinde silah olmadığını karşı tarafa göstermek için silah tutan sağ ellerini karşı tarafa uzattıklarını, buna karşılık diğerinin de aynı hareketi yaptığını, ani bir silah çekme olayını önlemek içinde birbirine boş bir şekilde uzanmış bu ellerin birbiriyle sıkı sıkıya tutuşması sonucu tokalaşmanın temellerinin atılmış olması. Mesaj: Silahsızım ve dostum. Bu haberin kaynağını bulamadım, herkes birbirinden yayınlamış sanırım. (: Doğruluğunu denetleyemedim o yüzden ama mantıklı geldi bana ilk etapta. 
Araştırmamı google'ın derinliklerine inip genişlettikçe şu hadis-i şerifle karşılaştım:
"Selamlaştığı insana sağ elini uzatmak, işaret ve baş parmağı arasındaki boşluğu karşıdaki insanın aynı yerine temas ettirmek. Çünkü bu yerlerde muhabbet damarları vardır. "
Bu hadis-i şerifinde kaynağını bulamadım, sahih hadis mi bilemedim ama burada bahsedilen durum bizim bildiğimiz anlamda el sıkışmanın ta kendisi değil mi? Yoksa ben mi yanılıyorum onu da bilemedim.
İslam dininin selamlaşmaya ne kadar çok önem verdiğini bilmeyenimiz yoktur. Müslüman kardeşler arasında bir bağ kurmanın ilk adımı belki de. Müslümanların  hiç tanımadığı, bilmediği ırktan, dilden, ülkeden bir müslüman kardeşleriyle bile sadece "Selamun aleyküm" diyerek iletişim kurabildikleri, yüzlerinde tebessüm oluşturabildikleri, görülmeyen bir bağ, karşılıklı duygu alış-verişi yaşanmasına sebebiyet verdikleri şüphesiz. Dolayısıyla eğer bu sahih bir hadis ise gerçekten bu noktalarda muhabbet damarları var ise tokalaşmak bir mana kazanmaya başlıyor.
Bugün beden dilinde de el sıkışmak önemli bir konu. Sadece kişinin tokalaşma şekline bakarak bile kişilik analizleri yapılabilmekte.
Karşı cinsle tokalaşma konusunun caiz olup olmadığı ise hala gereksiz bir şekilde tartışıla dursun (ki gayet açık aslında İslamın bakış açısı ilgili konuya yorum yapmak, nedenlerini aramak bana düşmez) hemcinslerimle de tokalaşmayı tercih etmem pek.  Zaten solağım hemcinslerim dahi ellerini uzattıklarında ben gayri ihtiyari sol ile karşılık verince ufak bir karışıklık oluyor sonra gülümsemeler falan el sıkışmaktan kurtuluyorum (: , E! hijyen zaten başlı başına bir sorun. İnsanın her an elini yıkama lüksü olmuyor ki... Yok yok hiç bana göre değil, ben gulyabaniliğimle başbaşa mutluyum. ((:
Tüm bunları araştırırken el sıkışmak neyse de neden tokalaşmak denmiş adına diye merak ettim tabi. (: Yılmadım onu da araştırdım. İtalyancada "tocco" dokunma demek. Tokalaşmak kelimesi bize de "tocco" dan türemiş yani. (: Tasvip etmesem de kadeh tokuşturmak da yine bu kelimeden türemiş. Madem öyle bildiğimiz tokayla tokalaşmanın bir bağlantısı var mı diye de merak ettim. Mantıken toka saçlarımızı birleştiriyor, tutuyor, tokalaşırken de ellerimiz birbirini tutuyor dedim bir araştırdım. Toka 1700'lerin başında İtalyan Tony Tocca tarafından bulunmuş, Tony karısının keçe gibi uzun kıvırcık saçlarından rahatsız olmakta ve bu konuda bir şeyler yapmak istemektedir. Bundan yola çıkan Tocca tokayı icat etmiş ve adını tocca koymuştur. Aralarında direkt bağ yok görmüş olduğunuz gibi, adamın soy ismiymiş sadece (: Ama gereksiz bilgiler stoğunuza bir yenisini eklemiş oldum bu sayede. (:

3.12.2010

FACEBOOK'UN KORKUTAN YÜZÜ

ABD'de yapılan bir araştırma, ülkedeki boşanmaların beşte birinin sebebinin sosyal paylaşım ağı Facebook olduğunu ortaya koydu.
Amerikan Boşanma Avukatları Akademisi tarafından yapılan araştırmaya göre, flört içeren mesajlar ve fotoğraflar Facebook yüzünden boşanmaların nedenlerinin başında geliyor.