23.09.2010

PİRAMİTLERİN SIRRI TEKNOLOJİ SAYESİNDE ÇÖZÜLEBİLECEK Mİ?

Piramitler nasıl inşa edildi?
Bu soru yüzyıllardır bilim adamlarının, tarihçilerin kafasını kurcalıyor ve herkes bu sırrı öğrenebilmek için uğraşıyor. Uzaylılardan tutun da kayıp kıta  Atlantis'in teknoloji olarak çok ileri halkına kadar bir çok teori üretildi durdu. Çünkü örneğin Keops piramidi 20 yıl içinde 150 m yüksekliğe kadar kaldırılan her biri 2,5 ton ağırlığındaki 2.300.000 adet kireç taşı kullanılarak inşa edilmiştir. Toplam ağırlığı 5.5 milyon ton olan bu taşların bu süre zarfında dizilebilmesi için her 2,5 dakikada bir taşın yerine oturtulmuş olması gerekmektedir. Bu nedenle de günümüzde piramitlerin en anlaşılmaz yönlerinden biri nasıl inşa edildiğidir. 


 51° 51’ 14” eğimle dizilen bu taşlarda hassasiyetin 1/1000 oranında şaşması durumunda piramit en tepede düzgün birleşmezdi.Günüzüzde bu tarz ufak hatalar en seçkin yapılarda bile makul bir tolerans olarak görülmektedir. Ama bundan 4500 yıl önce inşa edilen piramitlerde tepe noktasının kusursuzca birleştirilmiş olması günümüz mimarlarını ve mühendislerini hayrete düşürmektedir.
Ayrıca merak uyandıran diğer bir konu ise milyonlarca taş nasıl olup da 140 metreyi aşan yüksekliklere kaldırılabilmiştir?


Bir kaç yıl önce Fransız mimar Jean-Pierre Houdin, Mısır piramitlerinin binlerce yıl öncesinin teknolojisiyle nasıl inşa edildiğine dair sırrı çözdüğünü iddaetti. Piramitlerin en büyüğü olan 'Keops' piramidi üzerinde 8 yıldır çalışan Houdin, yarattığı üçboyutlu bilgisayar modeliyle yüzyıllardır akıllara takılan soruyu yanıtladı. Houdin'in teorisine göre, 4500 yıl önce inşa edilen ve her biri 2,5 ton olan 3 milyon taş bloktan oluşan piramit, aşamalı olarak kurulan iki rampa sayesinde yapıldı. İlk etapta 43 metrelik dış rampa kullanan Mısırlılar,  ardından 136 metrelik spiral şekilli bir iç rampayla inşaatı tamamladı. Bu rampa piramitin yakınına kurulmuş olan taş ocağından başlayarak piramite kadar devam eden ve düzenli olarak kesintisiz taş taşınmasını sağlayan bir yapıda inşa edilmiştir. Aksi halde asla gerçekleştirilen süre içerisinde işi tamamlamak mümkün olmazdı. Fakat bu rampa piramit hacminin %65'i tamamlandıktan sonra 43 m yüksekliğe ulaşır ve bu noktadan sonra ne kadar etkili oluğu tartışma konusudur. Çünkü piramidin tamamını bu rampa vasıtasıyla yapmak için 43 metreden 140 metreye ulaşmak gerekeceğinden, bunun için piramidin toplam hacminin 2 katı kadar daha taşa gerek olacaktı. Bu nedenle bu seviyeden sonra piramidin inşasına içeriden devam edilmişti.


Piramit iki aşamada inşa edilmektedir. Birisi piramidin inşası diğeri ise kral odasının inşasıdır. Kral odası piramit tabanından 43 metre yukarıda bulunmakta olup içerisinde dış ortama açılan hava kanallarının bulunması ve tavanında 60 tonu aşan düz bloklarının kullanılmış olması açısından hayranlık uyandırıcıdır. Tanesi 15 ton olan bu taş blokların nasıl taşındığı ise, kralın odasına giden geniş yolda(büyük galeri) gizlidir. Burada karşı ağırlık mekanizmasıyla çalışan bir sistem bulunmaktaydı ve halatlarla birleştirilmiş olan bu terazi mekanizması sayesinde bloklar istenilen yüksekliğe rahatlıkla kaldırılırdı.
Yine bu muhteşem yapılarla ilgili bilimsel olarak kanıtlanmış bazı rivayetler ise şunlardır;

- Piramitlerin üzerinden geçen meridyen, karaları ve denizleri iki eşit parçaya bölmektedir.
- Piramit hangi firavunun adına yapıldıysa, kralın odasına yılda sadece iki kez güneş girmektedir. Bunlar kralın doğduğu ve öldüğü günlerdir.
- Piramit içerisinde bırakılmış kirli bir su, birkaç gün içerisinde arıtılmış hale gelmektedir.
- Piramitin içerisine bırakılan süt birkaç gün bozulmadan kalabilirken, beklenmeye devam edilmesi durumunda yoğurt haline gelmektedir.
-Büyük piramitin açıları, Nil'in delta yöresini iki eşit parçaya böler.
-Gize'deki üç piramit aralarında bir pisagor üçgeni olacak şekilde düzenlenmişlerdir. Bu üçgenin kenarlarının birbirlerine göre oranı 3:4:5' dir.
-Büyük piramidin dört yüzeyinin toplam yüzölçümü, piramit yüksekliğinin karesine eşittir.
-Büyük piramit, dört ana yöne göre düzenlenerek yapılmış.
-Yine piramitler dev bir güneş saatidir. Ekim ortasıyla Mart başı arasında düşürdüğü gölgeler mevsimleri ve yılın uzunluğunu gösterir.
-Piramiti çeviren taş levhaların uzunluğu bir günün gölge uzunluğuna eşittir. Bu gölgelerin taş levhalar üstünde gözlenmesiyle günün 0,2419 bölümünde yılın uzunluğu doğru olarak saptanmaktadır.
-Büyük piramitin tepesi Kuzey kutbunu, çevresi ekvatorun uzunluğunu temsil eder. Ve iki uzunluk aynı miktarda uygunluk gösterir.
-Piramitin yüksekliğiyle, çevresi arasındaki oran, bir dairenin yarı çapıyla çevresi arasındaki oranın dengidir. Dört kenarlar dünyanın en büyük ve çarpıcı üçgenleridir.
-Büyük piranit dünyanın kara kitlesinin merkezinde yer alıyor
- Piramit içerisine koyulan bir bitki hiç ışık almasa da normale göre daha hızlı büyümektedir.
- Piramitlerin içi yazın serin, kışın ise ılık olur.
- Gize Platosu’ndan geçen boylam, denizlerle karaları iki eşit parçaya böler.
- Mumyalarda radyoaktif madde bulunduğundan; mumyaları ilk bulan 12 bilim adamı kanserden ölmüştür.- Piramitlerin içerisinde ultra saunt, radar, sonar gibi cihazlar çalışmamaktadır.

- "Piramit" in içine bırakılmış su beş hafta süreyle bekletildikten sonra yüz losyonu olarak kullanılır.

- Çöp bidonu içindeki yemek artıkları hiç koku yaymadan piramitler içinde mumyalaşır.

- Kesik, yanık, sıyrık gibi yaralar bir piramidin içinde daha çabuk iyileşme eğilimi gösterir.

- Piramitlerin bazı odalarının içinde ne olduğu hakkında bir bilgi yoktur. Araştırmacıların çoğu ya içinde kayboldu ya da aynı yerde birkaç tur attılar fakat içlerini göremediler.   
Evet bu devasa mühendislik harikası yapıların gizemini aydınlatmada günümüz teknolojisi bile yetersiz kalmaktadır. Ve hayranlık verici bir orantıya sahip bu yapılar, gizemini taşların suskunluğuna bırakmıştır.

1 yorum:

Medanşeri dedi ki...

Bir bilinmezde piramitler işte...
Yüzlerce yıl geçti hala soru işareti.
Yazı gerçekten bilgilendirici olmuş teşekkür (: